Afşar boyu (veya Avşar boyu), Oğuz Kağan Destanı‘na göre Oğuzların 24 boyundan biri ve Kaşgarlı Mahmud‘a göre Divân-ı Lügati’t-Türk‘teki yirmi iki Oğuz bölüğünden [1] diye tanımladığı altıncısıdır. Bu boyların Bozoklar kolundan (sağ kolundan) Oğuz Kağan‘ın oğlu Yıldız Han‘ın dört oğlundan en büyüğü olan Afşar’ın soyundan gelir.
Oymakları
Afşar boyu adları şunlardır: Alplū, Arašlū, Bekešlū, Gündüzlü, Imirlü, Köse Aḥmedlū, Köselü, Pāpāglū, Qāsemlū, Qereḵlū, Karalu, Karamanlu, Salmanlu, Sindelli, Tur Ali Hacılu, Receplü, Balabanlu,Karabudaklı ve Qirqlū. Imirlū oymağı özgün Oğuz boyu olan Eymür oymağı ile ilgilidir.[2]
Afşar boyunun tarihi
Afşarlar Orta Asya‘da iken Dede Korkut destanlarında Oğuzeli diye geçen Sir-Derya bölgesinde yaşamışlardır. Büyük göç ile birlikte Huzistan yoluyla bir grup da Irak, Suriye, Ermenistan yoluyla Anadolu‘ya gelmişler, bu arada İran, Irak, Suriye, Afganistan ve Azerbaycan‘a da yayılmışlardır. Afşarlar, Oğuz’un öteki torunları Kınıklar ve Kayılar gibi devlet kurmuş, büyük hükümdarlar ve sülaleler yetiştirmişlerdir. Karamanoğulları, Akkoyunlular, Aksungurlular, Özeroğulları, Sırkıntıoğulları, Karsantıoğulları, Küçük Alioğulları ve Kozanoğulları gibi, Afşarlardan kurulu ya da onların güçlü desteği ile yaşamış sülaleler de bulunmaktadır.
Gazneli Mahmut zamanında Oğuzlar’a Türkmen denmeye başlanmıştır. Anadolu’daki en güçlü Türkmen boyu olduğu ve devlet yönetmiş sayılı boylardan olduğu kayıtlarda yer alan Afşarlar İran Devleti’nin başına Safevilerden sonra geçen ikinci Türk boyudur. Sonuçta bu Türk boyu geniş bir bölgenin tarihinde belirleyici unsur olmuştur.[3]
Avşarlar, İslamlıktan önce de İslamlıktan sonra da Türk ulusu içinde önemli bir boydur. Oğuz Efsanesi’ne göre Av-şarlar, Bozoklar denilen Oğuz Kağan’ın büyük oğullarından Yıldız’ın en büyük oğlunun adı olan Avşar’dan gelmektedir.
Avşarlar diğer Oğuz boylarıyla birlikte Ortaasya’dan göç ederek Anadolu’nun çeşitli yerlerine, bu arada İran, Irak, Suriye, Afganistan ve Azerbaycan’a yayılmışlardır. Avşarlar, Oğuzlar’ın öteki torunları Kınıklar, Kayılar gibi devlet kurmuş, büyük hükümdarlar ve sülaleler yetiştirmişlerdir. Karamanoğulları, Akkoyunlular, Aksungurlar, Zengiler bunlardan bazılarıdır. Ayrıca Gündüzoğulları, Özeroğulları, Küçük Ali Oğulları ve Kozanoğulları gibi Avşarlar’dan kurulu ya da onların güçlü desteğiyle yaşamış sülaleleri de sayabiliriz.
Türk boylan içinde İslamlıktan önce de İslamlıktan sonra da siyasal üstünlük Kınık, Kayı ve Avşar boylarında olmuştur.
Avşar sözcüğü eski metinlerde “Avşar” ya da “Afşar” biçiminde yazılırdı. Avşar sözcüğünü ilk kez Arap tarihçisi Makrizi’de görüyoruz. Bu sözcük onda bir köy adı olarak geçer. Ama yazıya geçmese bile halk arasında bu sözcüğün sıkça kullanıldığını tahmin etmek güç olmasa gerektir. Kaşgarlı Mahmut bu sözcüğü Afşar biçiminde yazıyor. Burada Afşar, “işlerini çabuk yapan” anlamında kullanılmaktadır.
Reşid-al Din ise bu sözcüğü “Avşar” biçiminde yazmıştır. Reşital Din’e göre Avşar sözcüğü, “Çevik ve vahşi hayvan avına hevesli” anlamına gelmektedir.
Yazıcıoğlu’nun listesinde de bu sözcük “Avşar” biçiminde yazılmış olup, “Yani cüsta ü çalak ve ava ve canavara ve kuşa hevesli” anlamında kullanılmıştır.
Vambery, Avşar adının “toplayıcı, zaptiye neferi, mübaşir anlamında olduğunu söylüyorsa da bunun gerçekle bağdaşmadığı ortadadır.
G. Nemeth, Avşar adının Kırım lehçesinde auş fiilinden geldiğini ve bu sözcüğün “itaat etmek, müsaade etmek” anlamında olduğunu belirtiyor. Fakat, bizce bu açıklama zorlamadan ve uydurmadan başka bir şey değildir.
Yaptığımız araştırmalara göre, Avşar sözcüğünün, İslam’dan önce ALPŞAR biçiminde söylendiği anlaşılmaktadır.
ALP: Yiğit, kahraman, er…
ŞAR: Şarlamak’tan çağlamak, kükremek…
Böylece Alpşar-Avşar:
Kükreyen yiğit, çağlayarak giden kahraman anlamlarına gelmektedir. Avşarlar’ın orta totemleri tavşancıl, şölenlerde koyunun sağ umacası (kısmı) dır.
Avşarlar’ın, Dede Korkut Destanlarında geçen ve Oğuzeli diye bilinen Sir-Derya bölgesinde yaşadıklarını biliyoruz. Büyük göçle birlikte oradan Huzistan, Horasan yoluyla Anadolu’ya gelmişlerdir. Bunlardan bir kol da Irak, Suriye yoluyla yine Anadolu’ya gelmişlerdir.
Çeşitli coğrafyalarda Afşarlar
Afşarlar Türk tarihinin farklı aşamalarında kendilerinden söz ettirmişlerdir. Bu aşamalar aşağıdaki maddelerde toplanabilir.
Anadolu coğrafyasında
- Musul Atabeyleri (diğer adı Zengiler) Musul ve Halep yöresine egemen olmuşlardır.
- Şumlaoğulları İran’ın Huzistan bölgesinde hakimiyet kurmuşlardır.
- Karamanoğulları Beyliği Afşar boyunun Karamanlı kolundandır.
- Alâiye Beyliği Karamanoğulları sülalesinden gelen beyler tarafından kurulmuştur.
- Germiyanoğulları Beyliği (Alişiroğulları diye de bilinir) Malatya yöresinden Kütahya’ya gelerek yerleşmişlerdir.
- İnançoğulları Denizli yöresinde kuruldu.
- Aydınoğulları Beyliği Afşar olabileceği düşünülür. (Osmanlı arşivlerinde Aydınlı aşireti, Afşar olarak kayıtlıdır)
- Saruhanoğulları Beyliği Afşar boyunun Saruhanlı kolundandır.
- Sevindik Han Beyliği Erzurum-Kars civarında kurulmuştur.
Dulkadiroğlu Beyliği Anadolunun güneyinde Elbistan merkez olmak üzere kurulmuştur.(1298-1522) Anadolu Afşarları’nı iki gruba ayırmak mümkündür. Birinci grup, Karamanoğulları gibi, Selçuklular zamanından itibaren Anadolu’nun çeşitli illerine dağılmış, çok eskiden yerleşik hayata geçmiş olan gruptur. İkinci grup ise, 1865 yılına kadar güney Anadolu’da göçebe hayat sürmekte iken, bu tarihten sonra yerleşik hayata geçen Afşarlardır.
Türklerin tarihi coğrafyası içinde pek çok yerleşim yeri adı taşımaktadır. Ayrıca yaygın bir soyadı olarak günümüze kadar gelmiştir. Afşar boyu Türklük şuuru oldukça güçlü olan bir boydur.
Balkanlar’da Afşarlar
Balkanlar’da da Afşar boyuna mensup insanlar vardır. Bu aileler Karamanoğulları ve Dulkadiroğulları Beyliklerinin Osmanlının göç politikası sebebiyle ve Fırka-i İslahiye olayının sonucunda 15., 16., 17. ve 18. yüzyılda sürgün yoluyla Konya, Karaman, Adana, Mersin, Kahramanmaraş, Kayseri, ve Sivas, civarından gönderilip toplu şekilde yerleşmişlerdir. Kayseri’de yoğun olarak yaşamaktadırlar. Bulgaristan’da Kırcaali–Hasköy, Yunanistan’da Gümülcine bölgelerinde toplu, Makedonya, Kosova yine Bulgaristan‘da Deliorman civarında dağınık şekilde yaşarlar. Bulgaristan‘ın Kırcaali ilindeki Durallar, Karalılar, Sindelli, Köseler ve Balabanlı, Eskicuma, Tırnovtsa, Sıratça gibi köyler örnek gösterilebilir. Balkanlar’daki Afşar grubu içerisinde Dulkadirli, Karamanlı, Danişmedlü ve Bozuluslu oymakları çoğunluktadır.
İran coğrafyasında
- Nadir Şah ve İran’da Afşar Devleti. Safeviler devrinde, Fars ve Huzistan’daki Afşar oymaklarından bir kısmının Azerbaycan ve özellikle Urmiye havalisine gelip yerleştikleri tahmin edilmektedir. Afşarlar Safevi devletini kuran 7 Türk kabilesinden biridir. Horasanda ki Afşarların Kırklu oymağına bağlı Nadir Şah’ın Azerbaycan tarihine çok önemli katkıları olmuştur.[4] Afşar hanedanlığında Nadir Şah Afşar öldürüldükten sonra zamanla karışıklar olmuştur.[5]
- Karabağ Hanlığı Civanşir Afşarları tarafından kurulmuştur.
- Urmiye Hanlığı Urmiye, halen İran’da “Afşarların şeheri” diye bilinir.
- Erdebil Hanlığı Beyliğin kurucuları Saruhanbeyli Afşarlarıdır.
18. Yüzyıl ve sonrası
Afşarlar nihayet 18. yüzyıl ve 19. yüzyılda ve özellikle Anadolu’nun güney ve orta bölgelerinde Kayseri, Sivas, Adana, Kahramanmaraş, Gaziantep, Hatay, Mersin’de Kozanoğulları, Bozdoğan, Menemenci, Sırkıntı, Kırıntı, Karsantı, Cerit gibi Türkmen boylarını Osmanlı Devleti’nin iskan politikasına karşı Dadaloğlu tarafından dile getirilen,
Kalktı göç eyledi, Afşar elleri,
Ağır ağır giden eller, bizimdir.
Arap atlar yakın eder, ırağı,
Yüce dağdan aşan yollar, bizimdir.
şiiriyle ve Ferman Padişahınsa Dağlar Bizimdir sözüyle de kendilerinden söz ettirmişlerdir. Kayseri’de her yıl Dadaloğlu (Afşar) Şenlikleri yapılmaktadır, Afşar kurultayı düzenlenmektedir.
DNA Haritam tarafından Türkiye’ye özel satışa çıkarılan Genetik Köken Testi’ni satın almak için tıklayınız.