Çingeneler hiçbir zaman homojen bir grup oluşturamamışlar. Avrupa’da farklı biçimlerde isimlendirilmektedirler. Bunlardan bazıları: Yunanistan’da Thingani, Atzinganoi; Fransa’da Gitan, Manouches, Tzigane, Saracens ve Çek bölgesi Bohemya’dan göçenlere  Bohem, Bohemian; İtalya’da  Cadegipti, Cingali, Cinguli, Zingari, Zingaro, Zingatelle; Macaristan’da Cigány, Ciganyok, Pharaones “Firavun’un halkı”; Çek Cumhuriyetin’de Cikan; İngiltere’de Gypsy; İspanya’da Gitano; İsveç’te Zigenare; Almanya’da Zigeuner, Sinti; kutsal kitaplarda ve tarihi din kayıtlarında  Gıptı, Kıpti şeklindedir.

En yoğun bulundukları bölge Avrupa’dır. Birçok Çingene ayrımcılık korkusuyla etnik kimliklerini gizledikleri için sayıları konusunda somut bir rakam vermek güç. Ancak günümüzde Avrupa’da yaklaşık 10-12 milyon Çingene yaşadığı tahmin edilmektedir. Dünyanın her yerinde ayrımcılığa maruz kalan bu halkın şu sıra Avrupa’da durumları diğer bütün halkların durumundan daha bir iç yakıcı durumda.

İsveç Çingene Örgütü Başkanı Fred Taikon, “İsveç’te Çingene çocuklar sınıf arkadaşlarına Türk ya da İspanyol olduklarını söylemeyi tercih ediyorlar. Bazıları soy isimlerini İsveççeye yakın bir soyisim olarak değiştiriyorlar” diyor.


Bir Çingene ismi sıklıkla iş bulamama anlamına gelebiliyor. Örneğin İspanya’da  geleneksel Çingene isimleri ya da fiziki görünümünüz sizi ele verebilir. Bu durumda kısıtlanırsınız. İspanya Çingene Vakfı Genel Sekreteri İsidro Rodrigez, Çingene olduğunuz fark edilmediği takdirde sorun olmayacağını belirtiyor.

İspanya yoğun Çingene nüfusunun bulunduğu bir Avrupa ülkesidir. Ülkede 650 – 900 bin civarında Çingene bulunmaktadır. Rodrigez’e göre bunların geneli normal sosyo-ekonomik koşullarda, emekçi semtlerinde normal evlerde yaşayan ve işleri olan insanlar. İspanya’da yaşayan Çingenelerin üçte biri dışlanmış bir şekilde yaşamaktadırlar. Eğitim yaşamda temeldir. Formasyonunuz yoksa geleceğiniz de yok demektir. Çocuklar uygun çalışma ortamına sahip değiller. Anne-babalarının okuma yazması yok ve evlerinde kitap bulunmuyor. Sonuç olarak Çingene çocuklarının yüzde 70’i daha ilkokulu bitirmeden eğitimlerini bırakmak zorunda kalıyorlar.

Uluslararası Af Örgütü, yaklaşık 110 bin Çingene’nin yaşadığı İtalya’da, yetkilileri Çingenelere karşı yapılan ayrımcılığa karşı önlem almaya ve yaygın insan hakları ihlallerinden etkilenenlere tazminat ödemeye çağırdı.

Sayıları 340 bini bulan Fransa’da da durum farklı değil. Fransa hükümeti, geçtiğimiz yıl başlattığı Çingeneleri sınır dışı etme eylemini bir süre uluslararası medyanın dikkatini savuşturduktan sonra yeniden sürdürmektedir. Dünya Hekim Örgütü Sözcüsü: “Korku içindeler. Görünmek istemiyorlar. O nedenle daha küçük ve birbirlerinden uzak yerlerde kamp kuruyorlar” diyor.

Sayılarının 120 bin kadar olduğu İngiltere’de, 1960 yılında çıkarılan yasayla “Çingeneler, ırksal kökenlerinin gereği olarak hayatlarını alışmış oldukları göçebe koşullarda sürdüren insanlardır” şeklinde bir Çingene tanımı yapılmış. Yine bu yasanın bir maddesinde “Çingeneler, yerel yönetim birimlerinin kentlerde yerleşmelerine izin vermemeleri gereken topluluklardır” denilerek böylece ayrımcılık yasayla ‘güvence’ altına alınmış.

Birleşmiş Milletler, 200 bin kadar Çingene’nin bulunduğu Almanya’da, 2008 Alman hükümetini Çingenelerden en fazla nefret eden hükümet olarak nitelendirdi.

Doğu Avrupa, Çingenelerin en yoğun bulundukları bölgedir. Bulgaristan’da nüfusun yüzde 10’nunu, Romanya’da yüzde 9’unu, Macaristan’da yüzde 6’sını (yaklaşık 600) Çingeneler oluşturmaktadır. Buralarda durum diğer Avrupa ülkelerinden çok daha kötü.

Nüfusun yüzde 4.1’inin Çingenelerden oluştuğu Çek Cumhuriyeti’nde bu yıl en az yedi saldırı olmuştur. Bu saldırılardan birinde küçük bir Çingene kız çocuğunun vücudunun yüzde 80’i yanmıştır.

Orta Avrupa Çingene Hakları Delegasyonu’ndan Jeno Kaltenbach’a göre Macaristan, Çingene azınlığın durumunun en kötü olduğu ülke. Çingeneler, çok fazla şiddete maruz kalmaktadırlar. Örneğin, 2008 yılında 45 saldırı olayı gerçekleşmiştir. Bunlardan 9´u ölümle sonuçlanmıştır. Neofaşist gruplar, Çingene semtlerinde hemen her gün “Çingeneler defolun. Yoksa hepiniz öleceksiniz” sloganlarıyla yürüyüşler yapmaktalar.

Fred Taikon’a göre Çingenelere karşı duyulan bu anlayışı değiştirecek insanlar yalnızca Çingeneler olmamasına rağmen, Çingeneler cephesinde durumlar değişmektedir. Çingeneler yavaş yavaş örgütlenmeye başlamakta ve politikaya katılmaktadırlar. Ana dillerini korumaya, tarihlerini incelemeye ve çocuklarını eğitimin önemi konusunda bilinçlendirmeye çalışmaktadırlar.

Sayıları yaklaşık 750 bini bulan Türkiye’yi örnek göstererek Taikon şunları söylüyor: “Örneğin Türkiye’de daha önce yalnızca iki Çingene Örgütü vardı. Şu anda 20’den fazla örgütleri bulunmaktadır. Çünkü Çingeneler artık sessizliklerini bozdular ve kimliklerini açıkça kabul ederek sokakları tutmaya başladılar.”

DNA Haritam tarafından Türkiye’ye özel satışa çıkarılan Genetik Köken Testi’ni satın almak için tıklayınız.